İçişleri Bakanlığı'na gönderdiğim

26.03.2007 tarihli dilekçe

İçişleri Bakanı Sayın Abdülkadir Aksu’nun Dikkatlerine,

Sayın Bakanım;

Ben Tülin Işıldar Marangozoğlu 5-6 aydan beri ailemin iftiraları, hakkımdaki asılsız iddiaları tehdit ve baskıları karşısında hukuki mücadele veriyorum. Konuyla ilgili detayları aktarmak, makamınızı bilgilendirmek istedim.

Babam İzzet Işıldar 25 trilyonluk vergi borcu nedeniyle vergi kaçırmak ve devleti dolandırma suçundan halen yargılanmaktadır. Babamın karanlık ilişkileri vardır.

Güvendiği bir takım mafya bağlantılı kişilerle işlerini hallettirir. Ben bunları sonradan öğrendim. “Ben istediğimi yaparım, benimle kimse uğraşamaz” deyip ahkam kesmesinin, insanların gözünü korkutmasının sebebi budur.

Vergi kaçırması olaylarıyla ilgili olarak annem bana telefonda BABAM İZZET IŞILDAR’IN ERZİNCAN’DAN ÖNEMLİ İSİMLERLE TEMAS KURDUĞUNU, ERZİNCANLI BİRİLERİNİ ARAYA SOKACAKLARINI, AYRICA BİR MİLLETVEKİLİYLE PARA KARŞILIĞI ANLAŞTIKLARINI, BU YÖNTEMLE HALEN İSTANBUL 6 NOLU VERGİ MAHKEMESİNDE DEVAM EDEN KENDİSİNİN VERGİ KAÇIRMASIYLA İLGİLİ DAVALARINI SONUÇSUZ BIRAKIP CEZADAN KURTULACAKLARINI söyledi.

Babam Devlet bürokrasisi içinde de birçok tanıdığı olduğunu hep söyleyegelmiştir. Bunların yargıyı ve adaleti yanıltmak için devreye girmeleri ve başarılı olmaları halinde Devletimizin göreceği zarar, 25 tirilyonluk maddi kayıpla sınırlı kalmayacak, bu gibi hareketleri yapanın yanına kar kaldığı kanısı yayılacak, suç teşvik edilmiş olacaktır.

Ailemle aramdaki problemlerin altında yatan esas sebep bu olmakla birlikte çocukluğumdan beri aile ortamında maruz kaldığım şiddet olayarının da bunda etkisi büyüktür.

Annem ve babam küçük yaşımdan itibaren ben ve kardeşlerime bakmaz, bizi gece geç saatlere kadar evde yalnız bırakır hiçbirşeyimizle ilgilenmezdi. Çünkü günlerce süren kumar seanslarından bize vakit bulamazlardı.

Biz dört kardeşiz. En küçük kardeşim doğduğundan beri kuzenimle çocuk yaşımızda ona biz baktık. İlgilenmedikleri için kardeşim birçok kez ölüm tehlikesi atlattı. Bir keresinde ikinci kattan aşağıya düştü, başka bir gün elinde sivri büyük bir metal parçası saplandığı için zor hastaneye yetirdirdik. Bütün bunlar olurken annem ve babam yanımızda değillerdi.

Nadiren bizimle ilgilendikleri vakitlerde de ya babam kumarda çok kaybettiği için sinirden delirip beni kayışla döverdi ya da annemin bağırıp çağırmasına, hakaretlerine maruz kalırdım. Evin dışında bağırtıları taşardı, bütün komşular buna şahittir. Bir keresinde babam kafamı duvara çarparak tokatlamıştı, beyin sarsıntısı geçirmiştim.

Annem babaannem öldüğünde büyükbabamı eve almamak için babamla çok kavga etti. En sonunda eve aldıklarında da onu çatıda bir odaya koydular ve terkettiler. Yaşadıkları gece hayatı ve çirkin kumar alışkanlıkları sebebiyle bir süre sonra buna bile katlanamadılar ve onu Erzincan’a köy ortamına yolladılar. Orda kendisine bakacak kimsesi olmadığı için bir gün dışarda çeşmede abdest alırken boğa toslaması sonucu vefat etti.

Annem kendi de bakıma muhtaç olan 75 yaşındaki yaşlı anneannemi bile dedem felç olduğunda onunla başbaşa bıraktı. Dedem vefat etti, anneannem ise yalnız kaldı ve annem ona da bakmadı.

Kızkardeşim Tülay Işıldar’ın zalim kişiliği ve bana duyduğu nefret ve intikam hisleri, hakkımda çeşitli iftiralarda bulunmasına sebep olmuştur.

Kızkardeşim Tülay Işıldar’ın küçüklüğünde zalim bir karakteri vardı. Kendisini “Psikopatım ben. Ne yapacağım belli olmaz” diye tanıtırdı. Bir keresinde bizi saldırgan bir köpek kovalarken kendisi eve girip kapıyı üzerime kapatmış, -kapıyı yumruklayıp açması için yalvarmama rağmen_ köpeğin beni birçok yerimden ısırmasını ve yaralanmamı zevk alarak seyretmiştir. Bir gün de sinirlenip bir tabak kaynar çorbayı üzerime atıp ciddi şekilde yaralanmama sebep olmuştur. Bunlar kendisinin bu saldırgan yönünün sadece birkaç küçük örneğidir.

Kardeşim 17 yaşındayken kendisinin isteği üzerine ailemin de rızasıyla evlendi. Kendisi çok aşırı derecede müsrif bir hayat sürmeyi alışkanlık haline getirdi. Evlendikten bir süre sonra eşi istememesine rağmen kendisinin ısrarı üzerine eşi Sedat Aktar’a ait evi sattırdı, kısa sürede eline geçen miktarı harcayıp sonra da kendi arabasını sattı. Eşinin evini sattırmasının ardından Anadolu yakasına taşındılar ve ayrılana kadar da burada çocuklarıyla beraber yaşadılar. Daha sonra Ataköy’deki kendisine ait olan dublex evini sattı, bunları da çok kısa süre içinde saçıp savurarak harcadı. Kız kardeşimin eşini aldattığının ortaya çıkması üzerine bir süre önce boşandılar. Daha sonra, ailemin gayrimeşru yollarla kazanarak elde ettiği servetine gözünü dikti. Ben haram parayı asla kabul etmediğim için devletin ilgili birimlerine babamın gayrımeşru serveti ile ilgili bilgileri bildirdim. Sayın makamınıza da bunu daha önceden bildirmiştim.

Kızkardeşim Tülay evliyken bir başkasıyla gayrimeşru bir ilişki kurmuş, gece geç saatlerde bu kişiyle yaptığı yüzlerce telefon görüşmesinin, internetteki yüzlerce mesajlaşmasının bulunması üzerine kocasını aldattığı ortaya cıkmıştır. Bunun üzerine eşi Sedat Aktar kendisini boşamıştır.

- Kızkardeşimin yaptığı ihanet ve aldatmanın ortaya çıkmasından dolayı küçük düşmesi,
- Oldukça varlıklı bir aileye mensup olan Sedat Aktar’dan (özellikle babamın yargılanması ve maddi durumunun iyice kötüleşmesi yüzünden) elde etmek isteği maddi çıkarları beklemediği bir anda aniden kaybetmesi,
- Ve eski eşi Sedat Aktar’ın boşanmayı talep eden taraf olması kendisinin kinlenmesine ve intikam almak istemesine sebep olmuştur. Benim de bu olaylar esnasında kendisini desteklememem, yaptıklarına taraftar olmamam sebebiyle benden de intikam almak için fırsat kollar hale gelmiştir.

Sayın Bakanım;

Annem ve babam devletten vergi kaçırarak artırdığı, üzerinde binlerce öksüzün ve yetimin hakkı olan parayı, Kıbrıs’ta ve çeşitli yerlerde kumar oynayarak harcadılar. Halen de bir yandan babam vergi kaçıkmaktan yargılanırken bir yandan da kumar masalarında sabahlamaya devam ediyorlar. Bunu kabul edemiyorum. Aile içi şiddete uzun yıllar maruz kalmış bir kişi olarak da onlarla hiçbir bağlantım olsun istemiyorum. 36 yaşında evli yüksek öğrenim görmüş biriyim. Yıllar süren bu baskı ve şiddet olaylarının bir devamı olarak şimdi de hakkımda mesnetsiz iddialarda, iftiralarda bulunmaktadırlar. Bilgilerinize arz ederim.

Tülin Işıldar Marangozoğlu
26.03.2007